ANA SAYFA KİTAPLAR REFERANSLAR İLETİŞİM     

 

 

 

Makaleler

Kitap yayınlamayı düşünüyorsanız bu yazıyı okuyun
 

VİDEO

Kitap yayınlamak istiyorsanız bu videoyu izleyiniz.

 

 

 

İlaç, hekim bilmeden 100 yıl yaşamak mümkün mü?

Dedem Hamdi Özdemir 15 yıl kadar önce 93 yaşında vefat etti. Eczane, hekim, ilaç bilmedi. Köroğlu dağlarının eteğindeki köyümüzde ağırlıklı olarak yoğurt, peynir, tereyağı, kaymak, yumurta, süt, tarhana, ...  YAZININ TÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ.

 

 

Ledli aydınlatmaya geçmeliyiz

Türkiye'de 18 milyon aile var. 17 milyon temel eğitimde, 3 milyon yüksek öğretimde olmak üzere 20 milyon öğrenci mevcut. 65 bin okul faaliyette. YAZININ TÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ.   

 

 

Faydalı kitaplar nasıl tespit edilir?

Son yıllarda kitap okuyan insan pek azaldı. Bilgiyle dolmak isteyenlerden sık sık şu soruyu işitiyorum: “Hangi kitap niteliklidir?” Onlara şunları söylüyorum:
1. Köklü, deneyimli yayınevlerinin eserleri tercih edilmelidir.
2. Kitabın baskısı özenli olmalıdır.
3. Kaynakçası ve indeksi bulunmalıdır.
4. Fiyatı makul olmalıdır.
5. Aşırı süslü, şatafatlı olmamalıdır.
6. Yazan kişinin akademik titri, uzmanlığı olmalıdır.
7. Eserde imla hataları olmamalıdır.
8. Dili anlaşılır (yaşayan Türkçe) olmalıdır.
9. Çok ince (az sayfalı) olmamalıdır.
10. Yazı puntosunun büyüklüğü 11-12 olmalıdır.
11. Renkli baskılı eserler daha faydalı olur.
12. Kağıdı krem rengi (enzo) olmalıdır.
13. Propaganda amacıyla yazılmış olmamalıdır.
14. Yazan kişinin az da olsa tanınmış olması gereklidir.
15. Bilimsel olarak kanıtlanmamış tezler içermemelidir.
16. Güvenilir eleştirmenler tarafından önerilmiş olmalıdır.

Bilgisayar teknolojisinin son 30 yılda çok hızlı gelişmesi sayesinde 100 kitap bile okumamış, Türkçe’yi tam bilmeyen, bilgisiz kişiler kitap yazmaya başlamış ve kalite de iyice düşmüştür.

Ot, çöp, fal, burç, yemek, magazin, aşk-meşk kitapları piyasayı istila etmiştir. Kitapçı raflarındaki binlerce kitabın yarısından çoğu incir çekirdeğini doldurmayacak eften püften konuları içermeye başlamıştır.

Nitelikli gazeteci, köşe yazarı, akademisyen sayısında da inanılmaz bir azalma vardır. Rasgele açılmış üniversitelerden alınmış diplomalara da itibar etmemek lazımdır.

Araştırma yapmayı bilmeyen, okumayan insanların yazar olarak karşımıza çıkması kitaplara olan güveni de çok azaltmaktadır.

1-2 haftada çala kalem yazılmış, aşırı reklamı yapılan eserler insanlığa katkı yapmaktan uzaktır.

Sömürgen Batı ülkelerinin sinsi amaçlı STK’larından (vakıf, dernek) burslar, fonlar alarak beyinleri satın alınmış insanların yazdığı eserlere para verilmemelidir.

Okunduğunda insana değer katan, edebi lezzet sunan, yeni pencereler açan eserler yayınlayan kurum sayısı ne yazık ki 20-30 kadar kalmıştır.

 

 

2019 yılında ne öğrenelim?

 

Soğan, ekmek yiyerek yaşayabilirim. Bilimden, teknolojiden bana ne diyorsanız bu yazıyı okumak için zaman ayırmayın.

İnternet arama motorlarından birisine girerek, “kodlama, 3D, endüstri 4.0, STEM, Android, Arduino, mikrodenetleyici, diital, elektronik” yazarsanız karşınıza binlerce site çıkar.

Çocuklarınıza öğretilen bilgilerin yüzde 90’ı 21. yüzyılda onlara ekonomik, sosyal bakımdan bir fayda sağlamayacaktır.

Yazının devamını okumak için buraya tıklayınız.

 

 

 

 

İzzet Baysal’a minnettarım

1985-89 yılları arasında yüksek öğrenimimi yaparken İzzet Baysal Vakfı’nın kurulduğunu öğrendim. İçinde bulunduğum maddi koşulları anlatan bir mektubu Vakfa yolladım. Gelen cevapta burs başvurumun kabul edildiği yazılıydı.

Rahmetli Sayın İzzet Baysal ve Sayın Ahmet Baysal ile bizzat tanıştıktan sonra bir öğrenci için çok büyük bir destek olan aylık bursu almaya başladım.

Üniversitenin 2. sınıfından itibaren 3 yıl boyunca düzenli olarak bursu aldım. Bu sayede eğitimci olabildim. Eğer İzzet Baysal Vakfı maddi destek sunmasaydı okulu bırakma olasılığım vardı...
 

YAZININ TÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ.

 

 

10 yılda Almanya gibi varlıklı olabiliriz


30 yıldır hasbelkader öğrendiklerimi, analizlerimi yazıya döküp gazete, dergi, bülten, web sitesi ve kitaplar aracılığıyla çevremdeki insanlara yani topluma ulaştırmaya çalışıyorum.
YAZININ TÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ.
 

 

 

Projeci olmak

Hayata geçirmek, dünyada eser bırakmak, insanlığa hizmet etmek üzerine bir düşünceniz var ise bunu gerçekleştirmek için çeşitli kaynaklardan destek isteyebilirsiniz. Aslında her düşünce bir projedir. Bütün işler önce düşüncede başlar.
 

YAZININ TÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ.

 

 

Biz de Başarabiliriz

 

Dünyada bulunan 193 - 216  devlette 8 milyar kadar insan yaşıyor. Bunun 79-80 milyonu, yani yüzde 1’i ise ülkemizde bulunuyor. Gezegenin en büyük 16.-17. ekonomisi olan Türkiye’nin neredeyse 3’te 1’i öğrencilik sürecindedir. 20 milyon temel eğitimde, 7 milyon kadarı ise yüksek öğretimde bilgi – beceri biriktirme peşinde…
 

YAZININ TÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ.

 

 

 

Günde 18 saat dinç olabilmek için

 

Yadırgayanlar olacaktır. Sağlık uzmanı değilim. Bu konuda bir diplomam yok. Yaklaşık 30 yıldır sağlıklı yaşam üzerine bir çok kitap ve makale okudum. Bunların ışığında kendi sentezimi ortaya çıkardım.


Ahmet Rasim Küçükusta, Canan Karatay, Murat Kınıkoğlu, Kenan Demirkol, Ahmet Aydın, Ümit Aktaş, Selahattin Dönmez, Osman Müftüoğlu, İbrahim Adnan Saraçoğlu, Sefa Saygılı vb. gibi uzmanların önerilerinden şunları öğrendim:
1- Günde 2 öğün beslenmek doğru olandır.
2- Her 30 kg beden ağırlığı için ortalama 1 litre sıvı (su, çay, ayran, maden suyu) almak gereklidir.
3- Günde 5 - 10 bin adım atılmalıdır.
4- Günde 6 - 8 saat istirahat edilmelidir (uyunmalıdır).
5- En iyi spor yürüme, hafif tempoda koşma ve yüzmedir.
6- Ambalajlı tüm gıdalarda hile, hurda, katkı, boya, MSG, NBŞ vb. vardır.
7- Bitkisel yağlar (margarin, ayçiçek yağı, mısır özü yağı, soya yağı, kanola yağı, palm yağı) faydalı değil zararlıdır.
8- Limon, elma sirkesi, üzüm sirkesi, alıç sirkesi, brokoli, maydanoz, lahana, turp, şalgam, havuç, çörek otu, keten tohumu, ceviz, badem, fındık, fıstık, ay çekirdeği, kabak çekirdeği, kivi, muz, elma, armut, mandalina, portakal, kabak, fasulye, nohut, barbunya, bulgur, chia, nar, ayva, soğan, sarımsak, patates, üzüm, incir, erik, nane, kekik, zerdeçal, zencefil, tarçın, balık, yumurta, yoğurt, zeytin, sızma zeytin yağı, tereyağı, köy tavuğu, bıldırcın, köy hayvanı, ıhlamur, ada çayı, kırmızı biber, bezelye çok faydalı, ilaç niteliğinde gıdalar olarak tanımlanır.
Yaklaşık 30 yıl boyunca soğuk havalarda ciddi bir hastalığa yakalanmadım. Bunun nasıl olduğunu size aktaracağım. Katılmayanlar olabilir. Ben uyguluyorum. Çok faydasını görüyorum.
 

Bir tencereye temiz su, kaya tuzu, sızma zeytin yağı ya da köy tereyağı, domates salçası, biber salçası, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, sarı mercimek, bulgur, tarhana, köy eriştesi, chia tohumu, bezelye, haşlanmış nohut, soğan, sarımsak, biber, ıspanak, pırasa, havuç, ceviz, domates, işkembe, köy tavuğu eti, temiz işkembe, köy hayvanı eti, kara biber, kırmızı biber, kekik, keten tohumu, çörek otu, yoğurt, nane, kimyon, zerdeçal, sumak, susam vb. koyuyorum. Ortalama olarak çorbada 20-30 farklı çeşit gıda oluyor.
Pişirme işleminden sonra çorbaya limon suyu, elma sirkesi, üzüm sirkesi, alıç sirkesi damlatıyorum. 1-2-3-4 tabak içiyorum. 24 saat cam gibi, komando gibi, jet gibi oluyorum. 24 saat hiçbir şey yemeden durabiliyorum. Sadece limonlu çay içiyorum.
Çorbaya her üründen bir yemek kaşığı kadar koyuyorum. Hatalı bir fikrim varsa iletebilirsiniz.

17.11.2018