İzzet Baysal’a minnettarız…


1985-89 yılları arasında yüksek öğrenimimi yaparken İzzet Baysal Vakfı’nın kurulduğunu öğrendim. İçinde bulunduğum maddi koşulları anlatan bir mektubu Vakfa yolladım. Gelen cevapta burs başvurumun kabul edildiği yazılıydı.

Rahmetli Sayın İzzet Baysal ve Sayın Ahmet Baysal ile bizzat tanıştıktan sonra bir öğrenci için çok büyük bir destek olan aylık bursu almaya başladım.

Üniversitenin 2. sınıfından itibaren 3 yıl boyunca düzenli olarak bursu aldım. Bu sayede eğitimci olabildim. Eğer İzzet Baysal Vakfı maddi destek sunmasaydı okulu bırakma olasılığım vardı...

1989 yılından beri rahmetli İzzet Baysal Beyefendinin bana söylediği “Oğlum, senden sadece memlekete faydalı bir insan olmanı, çalışkan olmanı istiyorum. Parazit olma, çok oku, çok üret” şeklindeki nasihatini tutmaya çalıştım.

İzzet Baysal Beyefendinin tüm dünya çapında tanınması için her türlü çalışmada gönüllü olarak görev almaya hazırım.

Ülkemizin 81 vilayetinin yüzde 90’ını gördüm. Bulunduğum yerlerde Sayın Baysal’ı her fırsatta anlatmak istediğimde “O da kim?” şeklindeki sorularla karşılaştım.

Keşke Baysal gibi 1000 tane insanımız daha olsa diye çok hayıflandığım olmuştur.

Ultra lüks yaşam sürüp hiçbir sosyal sorumluluk projesinde görev almayan, kenz eden (mal yığan), israf içinde yaşayan binlerce insanımız var.

Eğitimde ileri gitmeden, Finlandiya seviyesine çıkmadan bir çok meselemizi çözmemiz olası görünmüyor.

Sayın Baysal’ı senede bir hafta anarak bir yere varamayız. Onun geniş kitlelere “rol modeli” olarak sunulabilmesi için medyaya sürekli olarak yazılar, makaleler, filmler yollamalıyız. Bolu’nun bir markası olarak sunmalıyız.

Ali Özdemir / 2016

 

www.aliozdemir.net